
İzmir’de SGK emekçileri, kamu hizmetlerinin tasfiyesine ve emekçilerin hak gasplarına karşı bir kez daha alanlara çıktı. KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası ile Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Büro-İş), Konak’ta eski Sümerbank binası önünde (SGK İl Müdürlüğü önü) gerçekleştirdikleri kitlesel basın açıklamasıyla Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi’nin tasfiye edilmesine karşı mücadeleyi büyüteceklerini ilan etti. “Dokuz Eylül SGK Halkındır, Tasfiye Edilemez” pankartının açıldığı eylemde, SGK emekçileri İzmir genelinde tam gün iş bırakarak üretimden gelen güçlerini kullandı.
Basın açıklamasında, daha önce yapılan iki uyarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK Yönetim Kurulu tarafından görmezden gelindiği vurgulanarak, “Uyarı dönemi geride kalmıştır. Bugün hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyor, İzmir genelinde tam gün iş bırakıyoruz” denildi.
Açıklamada, Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi’nin yalnızca bir hizmet binası olmadığı, yüz binlerce emekli, dul, yetim ve yurttaşın sosyal güvenlik hizmetine eriştiği yaşamsal bir kamu kurumu olduğu belirtilerek, Ankara’dan alınan tasfiye kararının İzmir halkının sosyal güvenlik hakkına yönelik açık bir saldırı olduğu ifade edildi.
SGK yönetiminin yıllardır çalışanlara “bütçe yok” gerekçesiyle kreş hakkını çok gördüğü, buna karşın kamuya ait nitelikli ve depreme dayanıklı bir binayı elden çıkarmakta hiçbir sakınca görmediği belirtilen açıklamada, bunun emekçilere yönelik açık bir çifte standart olduğu vurgulandı.
Deprem gerçeğine de dikkat çeken sendikalar, sağlam kamu binalarının boşaltılarak çalışanların ve yurttaşların riskli yapılara mahkûm edilmesini “cinayet davetiyesi” olarak nitelendirdi. İş sağlığı ve güvenliğini hiçe sayan bu anlayışın kabul edilmeyeceği belirtilirken, yaşanabilecek olası bir felaketin tüm sorumluluğunun SGK Yönetim Kurulu ve Bakanlık yetkililerine ait olacağı ifade edildi.
Emekçiler taleplerini net biçimde sıraladı: Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi’nin devir ve tasfiye kararının derhal iptal edilmesi, SGK çalışanlarının kreş hakkının gecikmeksizin hayata geçirilmesi ve kamu hizmetlerinin deprem riski taşımayan, insanca çalışma koşullarına sahip binalarda sürdürülmesi istendi.
Açıklamanın sonunda, “Bu hukuksuz karardan geri dönülene kadar ne bir adım geri atacağız ne de susacağız. Binamızı da, geleceğimizi de, halkın hizmet alma hakkını da SGK yönetiminin keyfi kararlarına teslim etmeyeceğiz” denilerek mücadelenin sokakta, iş yerlerinde ve yargı önünde kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
Eylem boyunca “Susma haykır, peşkeşe hayır!”, “Karanlığa teslim olmayacağız!”, “Rektör elini SGK’dan çek!” sloganları sık sık yükseldi. Mücadeleye Emek Partisi İzmir İl Başkanı Elif Çuhadar, DKD-Der, İmece-Der ve Tüm Emekliler Sendikası da katılarak dayanışma gösterdi.
SGK emekçileri, kamu hizmetlerinin tasfiyesine, kamu binalarının rant uğruna elden çıkarılmasına ve emekçilerin haklarının gasp edilmesine karşı mücadeleyi büyüteceklerini bir kez daha ilan ederek, İzmir halkını kamu hizmetlerine ve emekçilerin haklı direnişine sahip çıkmaya çağırdı.