İzmir’de Bağımsız Maden İşçileri Sendikası: Patronlara Servet, İşçiye Sefalet, Madenciler Hakları İçin Direniyor. İşçilerin Haklarını Verin!

Madenciler Direniyor: İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek

Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin ödenmeyen ücret ve tazminatları için Ankara’da sürdürdüğü direnişe destek büyüyor. Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nın çağrısıyla İzmir’de gerçekleştirilen basın açıklamasında, madencilerin haklı talepleri sahiplenilirken sermaye ve kamu kurumlarının sorumluluğuna dikkat çekildi. Aynı gün İzmir’in yanı sıra İstanbul, Bursa, Datça ve Varto’da da dayanışma eylemleri gerçekleştirildi.

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin aylardır ödenmeyen ücretleri, kıdem ve ihbar tazminatları, sendikal tazminatları ve zorunlu ücretsiz izin dönemlerinden doğan alacakları için Ankara’da sürdürdüğü direnişe ilişkin İzmir’de basın açıklaması gerçekleştirdi.

Türkan Saylan Kültür Merkezi önündeki açıklamayı Bağımsız Maden İşçileri Sendikası adına Tuğçe Kızıldemir yönetti.

Eylem boyunca işçiler ve dayanışmaya gelenler sık sık; “Doruk maden işçisi yalnız değildir!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!”,“Madenciler açken patronlara huzur yok!”,“İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!” sloganlarını attı.

 “Tek bir işçinin tek bir kuruşunu geride bırakmayacağız”

Kızıldemir, maden işçilerinin aylarca çalışmalarına rağmen ücretlerini alamadığını, işten çıkarılma ve zorunlu ücretsiz izin süreçlerinde doğan kıdem ve ihbar tazminatlarının da ödenmediğini belirtti.

Direnişin Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne taşınmasının nedeninin, bakanlıkların ve kamu kurumlarının süreçteki sorumluluğu olduğunu belirten Kızıldemir, işçilerin haklarının yalnızca şirketlerin insafına bırakılamayacağını vurguladı.

İş müfettişi raporları ve teftiş kayıtlarında işçilerin alacaklarının tespit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, buna rağmen şirketlerin faaliyetlerini sürdürmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Kızıldemir, 16 gündür sürdürülen direnişte tek bir işçinin dahi geride bırakılmayacağını belirterek, mücadelenin yalnızca Doruk ve Eti Gümüş işçilerinin değil, bütün işçi sınıfının mücadelesi olduğunu söyledi.

Tuğçe Kızıldemir, Müzisyen Murat Mengir Kaon’a söz verdi.  Murat Mengir bir ezgi söyleyerek direnişi selamladı. Aynı zamanda Karabağlar Belediyesi’nde 15 yıldır çalışan Murat Mengir Kaon da yaşadığı görev değişikliği ve çalışma koşullarına ilişkin sorunları dile getirdi. Kaon, Belediye önünde sürdürdüğü oturma eylemine destek çağrısında bulundu. Karabağlar Belediyesi önünde oturma eylemi yapan Murat Mengir daha önce kamuoyuna yaptığı açıklamada , “Üyesi olduğumuz Belediye-İş Sendikasını ve TİS sürecini eleştirmemiz neden sürgün edilmemize gerekçe yapılıyor? Sendikayı eleştirmek, söz söylemek suç mudur?” demişti.

Murat Mengir Kaon, yaşananların yalnızca kendi görev yeriyle sınırlı olmadığını belirterek İzmir genelindeki belediyelerde çalışanların yaşadığı “sürgün, mobbing ve havuz uygulamalarına” da dikkat çekmişti.

Eylemde Emekliler Dayanışma Sendikası adına söz alan Hasan Sakal, maden işçilerinin mücadelesini kendi mücadeleleri olarak gördüklerini belirterek dayanışma çağrısı yaptı.

“İşçinin emeği patronun servetine dönüşüyor”

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası adına basın açıklamasını Beyza Çavdar okudu. Açıklamada , Yıldızlar SSS Holding’in farklı bölgelerdeki maden işletmelerinde işçilerin emeği üzerinden büyüdüğü savunuldu.

Açıklamada, holdingin Şebinkarahisar, Zamantı, Yomra, Kütahya ve diğer bölgelerdeki faaliyetleri üzerinden sermayesini büyüttüğü, buna karşılık işçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmediği ileri sürüldü.

Sendika, holding patronunun sahip olduğu servet ile işçilerin ödenmeyen alacakları arasındaki uçuruma dikkat çekti.

Açıklamada şu çağrı yapıldı:

“Yıldızlar SSS Holding’in ve Sebahattin Yıldız’ın ‘paramız yok’ diyerek işçinin hakkını ertelemesini kabul etmiyoruz. Arsalarını sat, servetinden öde, madencinin hakkını ver.”

Sendika tarafından daha önce kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, Sebahattin Yıldız adına çok sayıda mülkiyet ve hisse işlemi bulunduğunun tespit edildiği belirtilirken, bir tarafta patronun serveti, diğer tarafta ise işçilerin milyonlarca liralık alacağının bulunduğu ifade edildi.

“Bu düzen sermayeyi büyütüyor, işçiyi yoksullaştırıyor”

Basın açıklamasında yalnızca patronların değil, kamu kurumlarının da sorumluluğuna dikkat çekildi.

Holdingin büyümesinde kamu tarafından verilen ruhsatların, özelleştirmelerin, teşviklerin ve idari işlemlerin rol oynadığı belirtilerek, bu süreçlerin işçilerin haklarının gasp edilmesine rağmen devam ettirilmesi eleştirildi.

Sendika, “Holding ve sahipleri işçilerin emeklerine çökerken, kamu adına kamunun gücünü kullanan Bakanlıklar, idari merciler ve denetim kurumları tüm bu talana göz yummuş, hatta yardımcı olmuşlardır” diyerek kamu kurumlarını sorumluluk almaya çağırdı.

Açıklamada, kamu kurumlarının ruhsat verme, denetim ve takip mekanizmalarındaki sorumluluğunun altı çizildi.

“Holding’i maden devi yapan bakanlık, madencinin hakkını da ödemek zorundadır” denildi.

Bakanlıklara verilen sözler hatırlatıldı

Sendika, 28 Nisan’da üç bakanlığın işçilerin alacaklarının ödenmesi konusunda garantör olduğunu, 10 Haziran’da ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın alacaklar tamamen ödenene kadar sürecin takipçisi olacağını açıkladığını hatırlattı.

Ancak verilen sözlerin yerine getirilmediğini belirten sendika, artık yeni bir ödeme takvimi, yeni bir söz ya da yeni bir vade istemediklerini açıkladı.

“Ödeme ya da alacakların devlet güvencesine alınması dışında bir çözümü kabul etmiyoruz” denildi.

Sendikanın talepleri arasında Yıldızlar SSS Holding’e ait maden arazi ve işletmelerinin kamulaştırılması, işçilerin bütün alacaklarının güvence altına alınması ve üretimin devam edeceği işletmelerde iş güvencesinin sağlanması yer aldı.

Doruk ve Eti Gümüş işçilerinin talepleri

Açıklamada Doruk Madencilik işçileri için iş müfettişi raporlarında tespit edilen zorunlu ücretsiz izin dönemi ücretlerinin ve ihbar tazminatlarının derhal ödenmesi talep edildi.

Müfettiş raporlarında tespit edilen sendikal tazminatların, eksik ücret ve tazminatların ve geç ödemeler nedeniyle oluşan faizlerin de eksiksiz ödenmesi istendi.

Eti Gümüş işçileri için ise kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra zorunlu ücretsiz izin döneminden doğan ücret alacakları ve işlemiş faizlerinin ödenmesi talep edildi.

Holding tarafından daha önce açıklanan ödeme takviminin dahi yerine getirilmediğine dikkat çekilen açıklamada, işçilerin artık yalnızca sözlere güvenmeyeceği vurgulandı.

 “Bu artık bütün işçi sınıfının kavgasıdır”

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, yaşananları yalnızca iki maden işletmesindeki alacak sorunu olarak görmediklerini belirtti.

Açıklamada, işçinin ücretini patronun finansmanına dönüştüren, işçinin hakkını aramasını baskıyla karşılayan ve kamu kaynaklarını sermayenin büyümesine açan düzene karşı mücadele edildiği ifade edildi.

“Bu mücadele artık yalnız Doruk Madencilik ve Eti Gümüş’te çalışan maden işçilerinin ücret ve tazminat kavgası değildir. İşçi sınıfının kavgasıdır.” denildi.

Sendikalar, emek ve meslek örgütleri, siyasi kurumlar ve halk dayanışmaya çağrıldı.

Dayanışma farklı kentlerde büyüyor

Doruk Maden işçilerinin haklı taleplerini desteklemek ve Ankara’daki direnişle dayanışmayı büyütmek amacıyla bugün İzmir, İstanbul, Bursa, Datça ve Varto’da da basın açıklamaları gerçekleştirildi.

Farklı kentlerde yükselen dayanışma sesleriyle madencilerin direnişinin büyütülmesi çağrısı yapıldı.

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, haklar ödenene, müfettiş raporlarının gereği yerine getirilene ve tek bir madenci dahi geride bırakılmayana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Ankara’daki direnişin 16. gününde madencilerin mesajı netti:

“Haklarımızı almadan Ankara’dan ayrılmayacağız!”

“Doruk maden işçisi yalnız değildir!”

“İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”

“Mutlaka biz kazanacağız!”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.