İzmir Emek Demokrasi Güçleri: Gezi 13 Yaşında, Karanlık Gider Gezi kalır!

İzmir Emek Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi’nin 13. yılında Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya gelerek halkın isyanını, öfkesini ve mücadele kararlılığını bir kez daha haykırdı. “Gezi 13 yaşında, karanlık gider Gezi kalır” pankartının açıldığı eylemde; “Gezi’nin hesabı sorulacak”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Katil devlet hesap verecek”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Gezi tutsakları onurumuzdur” sloganları meydanlarda yankılandı. Açıklamayı kitle adına KESK Dönem Sözcüsü Savaş Candemir okudu.

Aradan 13 yıl geçti. Ancak Gezi’nin ateşi sönmedi, Gezi’nin umudu tükenmedi, Gezi’nin isyanı diz çöktürülemedi. Milyonlarca emekçinin, gencin, kadının, öğrencinin, aydının ve halkın eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi, laiklik ve barış özlemiyle ayağa kalktığı o büyük halk hareketi hâlâ bu toprakların en güçlü direniş mirası olarak yaşamaktadır.

Gezi’de katledilen gençlerimizi saygı ve özlemle anıyoruz. Ali İsmail’in, Berkin’in, Ethem’in, Abdullah’ın, Ahmet’in düşleri yarım kalmadı. Onların hesabı sorulana, katiller ve onları koruyan siyasi düzen yargılanana kadar mücadelemiz sürecek. Unutmadık, affetmeyeceğiz, hesap soracağız!

Gezi; halkların, emekçilerin ve gençliğin omuz omuza verdiği büyük bir dayanışma ve direniş okuludur. Gezi, yalnızca geçmişte yaşanmış bir başkaldırı değil, bugün de sömürüye, baskıya, talana ve faşizme karşı yürütülen mücadelenin yol göstericisidir. Çünkü Gezi bize dayanışmanın yenilmez gücünü gösterdi. Çünkü biliyoruz ki; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Saray iktidarı, yıllardır Gezi’den intikam almaya çalışıyor. Hukuku bir silaha dönüştürerek, yargıyı siyasi hesaplaşmanın aracı haline getirerek Gezi’nin yarattığı özgürlük ruhunu teslim almak istiyor. Uydurma delillerle verilen cezalar, hukuksuz tutuklamalar ve siyasi rehine politikaları bunun en açık göstergesidir. Ancak ne zindanlar ne baskılar ne de yargı kumpasları Gezi’nin haklılığını karartamamıştır.

Bugün milyonlar açlık, yoksulluk ve güvencesizlik içinde yaşamaya mahkûm edilirken; doğa şirketlere peşkeş çekilirken; emeğin hakları gasp edilirken; kadınların yaşamları ve gençlerin gelecekleri karartılırken Gezi’nin talepleri daha da yakıcı hale gelmiştir. Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve laiklik mücadelesi bugün dünden daha günceldir.

İktidarın yıllardır toplumu kutuplaştıran, düşmanlaştıran ve korkuyla yönetmeye çalışan politikalarına karşı Gezi’nin en büyük dersi örgütlü halkın yenilmezliğidir. Gezi, korku duvarlarının aşılabileceğini, milyonların yan yana geldiğinde en güçlü iktidarların bile geri adım atmak zorunda kalacağını göstermiştir.

İşçiler, kamu emekçileri, kadınlar, gençler, öğrenciler, emekliler, işsizler ve ezilen tüm halk kesimleri Gezi’nin açtığı yolda yürüdükçe, hakları ve özgürlükleri için mücadele ettikçe Gezi yaşamaya devam edecektir. Mücadelenin olduğu her yerde Gezi’nin izi, Gezi’nin ruhu ve Gezi’nin direniş geleneği olacaktır.

Gezi, karanlığa karşı yakılmış bir özgürlük meşalesidir. Gezi, halkın teslim alınamayacağının ilanıdır. Gezi, eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olduğunun kanıtıdır.

Gezi Direnişi’nin 13. yılında meydanları dolduran milyonları, Gezi’de yaşamını yitiren yoldaşlarımızı, Gezi davası bahanesiyle tutsak edilenleri ve mücadeleden vazgeçmeyen herkesi selamlıyoruz.

Gezi umuttur,  Gezi direniştir, Gezi halktır,  Gezi özgürlüktür, Yılgınlık yok,  Mücadeleye devam!

 

 

 

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.