Migros Patronuna Karşı İşçi Sınıfı Ayakta: Karşıyaka’da Sefalet Düzenine Karşı Sınıf Yürüyüşü

Türkiye’de derinleşen yoksulluğun, güvencesizliğin ve sefalet ücretlerinin baş sorumlusu olan sermaye düzenine karşı Migros depo işçilerinin başlattığı direniş büyüyerek sürüyor. Ülkenin en büyük perakende tekellerinden biri olan Migros’un kâr hırsı uğruna binlerce işçiyi açlık sınırında yaşamaya mahkûm etmesine karşı yükselen isyan, İzmir Karşıyaka’da güçlü bir sınıfsal dayanışma eylemiyle sahiplenildi.

DGD-Sen’in çağrısıyla emek ve demokrasi güçleri Karşıyaka İzban İstasyonu önünde bir araya gelerek Migros Depo İşçilerinin 12 ilde 20 depoya yayılan direnişine destek verdi. “Direniş Migros’a iyi gelecek” pankartı arkasında toplanan kitle, Kemalpaşa Caddesi boyunca yürüyerek Karşıyaka Çarşı girişine ilerledi. Yürüyüş, yalnızca bir destek eylemi değil, sermaye düzenine karşı açık bir sınıf  dayanışması niteliği taşıdı.

Yürüyüş boyunca kitle, sermaye sınıfına ve onun sömürü düzenine karşı öfkeyi büyüten sloganları haykırdı:
Migros işçisi yalnız değildir”, “Yaşasın sınıfsal dayanışmamız”, “İşçiler açken patrona huzur yok”, “Örgütlü işçiler asla yenilmez”, “Zafer direnen emekçinin olacak”.

İşçi Düşmanı Politikalar Teşhir Edildi.

Karşıyaka Çarşı girişinde yapılan basın açıklaması, Migros’un işçi düşmanı politikalarını, sendikal hak gasplarını ve açık baskı uygulamalarını teşhir etti. Basın açıklamasını Migros depo işçisi Ergül Demirkaya okudu. Açıklama, yalnızca Migros yönetimini değil, onu koruyan ve kollayan sömürü düzenini de hedef aldı.

Basın Açıklamasının Tam Metni.

Basın metnini Migros işçisi Ergül Demirkaya tarafından okundu. Açıklamanın tam metni şöyle:

“23 Ocak Cuma günü İstanbul’da başlayan Migros depo işçilerinin direnişi, 12 ilde 20 depoya yayıldı. Migros depolarında çalışan 5 binin üzerinde işçi, DGD-SEN sendikası öncülüğünde Migros yönetiminin sunduğu %28’lik zam teklifine karşı, bu zam “sefalet zammıdır” diyerek iş bıraktı, depo işleyişini durdurdu, işleri yavaşlattı ve tedarik zincirini işlemez hale getirdi. Yoksulluk ve enflasyon baskısı altındaki milyonlarca yurttaş da bu direnişle birlikte umutlandı, cesaretlendi, güçlendi.

Depo işçileri zam teklifine karşı kendi taleplerini öne çıkardı:

%50 net zam

Vergi kesintilerini işçiler değil Migros ödesin

Promosyon ödemeleri eksiksiz verilsin

Taşeron şirket yerine Migros kadrosuna depo işçisi olarak geçilsin

Mücadele hızlı bir sonuç vererek Migros yönetimi işçileri kendi bünyesine alınacağını duyurdu. Ancak diğer taleplere dair somut, net bir öneri sunulmadı. Ayrıca, Migros bünyesine geçişle birlikte işçilerin kendi istedikleri sendikada örgütlenme hakları, yapılan işkolu değişikliği ile fiilen gasp edildi. İşçiler, Migros yönetiminin bu girişimini kabul etmeyerek direnişlerini sürdürme kararı aldılar. Depolarda işçilere baskı kuruldu, eylem yapan işçiler fişlendi, işten atma ile tehdit edildi ve akabinde, 300’e yakın işçi toplu bir şekilde işten çıkartıldı. Ancak işçiler yılmadı, depo içlerinde, depo önlerinde, Migros patronu Tuncay Özilhan’ın evinin önünde eylemlerini sürdürüyorlar. Ayrıca bu mücadeleyi sahiplenen binlerce kişi büyük depo direnişini büyük bir boykota çevirerek Migros mağazaları içine gidiyor, yurttaşlara sesleniyor, boykota çağırıyor, uygulama siliyorlar.

Bugün burada toplanan bizler, işçilerin sendikası olan DGD-SEN öncülüğünde başlamış ve sefalet ücretlerine karşı milyonlarca emekçiye umut olmuş bu direnişi sahipleniyoruz. İşçilerin talepleri haklıdır, meşrudur ve hızlıca karşılanmalıdır. İşçilerin yaptıkları iş karşılığında talep ettikleri ücretler karşılanmalı, tüm hakları verilmelidir. İşten atılan işçiler geri alınmalı, depolardaki baskı ve mobbing sona ermelidir. İşçilerin sendikası DGD-SEN meşru muhattap olarak kabul edilerek bir an önce müzakere yapılmalı ve mağduriyetler giderilmelidir.

Migros depo işçilerinin mücadelesi kazanana kadar

Migrosa gitme! Alışveriş yapma! Uygulamayı sil! Boykot et! Sefalet zamlarına karşı işçilerin yanında ol!”

Boykot Büyüyor, Sınıf Mücadelesi Yayılıyor

Eylemde yapılan vurgular, Migros’un yalnızca bir şirket değil, Türkiye’de sermaye düzeninin tipik bir temsilcisi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Rekor kârlar açıklayan bir tekelin işçilere sefalet zammı dayatması, sendika seçme hakkını gasp etmesi ve direnen işçileri işten atması, bu düzenin özünü gözler önüne serdi.

Karşıyaka’daki eylem, Migros depo işçilerinin mücadelesinin kazanılana kadar süreceğini ve boykotun büyütülerek devam edeceğini ilan etti. Emekçiler, bu direnişin yalnızca Migros işçilerinin değil, sömürüye, güvencesizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilen tüm işçi sınıfının ortak mücadelesi olduğunu haykırdı.

Direniş büyüyor. Boykot sürüyor. Kazanan işçi sınıfı olacak!

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.