İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Ortadoğu’da derinleşen savaş politikalarına, Rojava’da sürdüğü belirtilen sivil katliamlara ve emperyalist müdahalelere karşı Alsancak’ta sokağa çıktı. ÖSYM binası önünde toplanan kitle, Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürümek istedi ancak yürüyüş polis tarafından engellendi. Yürüyüş izni verilmeyen kitle, polis ablukası altında basın açıklaması yapmak zorunda kaldı.
Eylemde “Ortadoğu’da halkların kaderi emperyalizme ve gerici karanlığa teslim edilemez” pankartı açılırken, “Rojava direnecek, çeteler kaybedecek, insanlık kazanacak” dövizleri taşındı. Sık sık “Katil IŞİD işbirlikçi AKP”, “Rojava halkları yalnız değildir” sloganları atıldı.
Basın açıklamasını İzmir Barosu Genel Sekreteri Zöhre Dalkıran okudu. Açıklamada, emperyalizmin Ortadoğu’da bir kez daha kanlı bir senaryoyu devreye soktuğu belirtilerek, IŞİD, El Kaide ve El Nusra artığı cihatçı yapıların kadınları, çocukları ve silahsız sivilleri hedef aldığı vurgulandı. Suriye’de IŞİD ideolojisinin kendisinden olmayan tüm halklara ve inançlara karşı soykırım pratiği yürüttüğü ifade edilirken, Filistin’in yok edilmesinin ardından Suriye ve İran’da da katliamlarla bölgesel dengelerin yeniden şekillendirilmeye çalışıldığına dikkat çekildi.
Açıklamada, sivil katliamlarını çeşitli gerekçelerle meşrulaştırmaya çalışan medya ve siyasal çevrelerin de bu suçların ortağı olduğu belirtilerek, HTŞ’nin emperyalist güçler tarafından desteklenen kanlı bir siyasi aparat olduğu vurgulandı. Suruç, Ankara Gar ve Atatürk Havalimanı katliamlarını gerçekleştiren zihniyetin bugün Suriye’de iktidar haline getirilmek istendiğine dikkat çekildi.
“Bizler İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak halkların barış içinde, özgürce bir arada yaşama iradesini, masum sivillerin yaşam biçimlerini, dini inanışlarını, etnik kökenini, mezhebini haklı bir katliam sebebi olarak gösteren barbarlığa, vahşete, emperyalizmin kanlı eli rolünü oynayan IŞİD artıklarına karşı insanlığın, yaşam hakkının, özgürlüklerin ve barışın yanında yer aldığımızı bir kez daha duyuruyoruz.
Bizler Atatürk Havalimanı katliamı, Suruç Katliamı ve Ankara Gar Katliamı başta olmak üzere ülkemizde yaşanan onlarca katliamın sorumlularının bugün bir ülkede iktidar olduğu şartlarda neler yapabildiğini halkımızın da görmesi gerektiğini, bu güçleri desteklemenin, sırtını sıvazlamanın nasıl sonuçlara mal olduğunu kavraması gerektiğini düşünüyoruz.
Suriye’de, İran’da farklı aparatlar tarafından hayattan kopartılan masum sivillerin ölümlerinin önüne geçilmek zorundadır.
Bunu dünya devletlerinden beklemek, tüm dünyanın gözü önünde yok edilen Filistin örneği düşünüldüğünde abestir ancak halklar barışı, kardeşliği ve bir arada özgürce yaşama iradesini sahiplendiği oranda bu barbarlık çağı kapanabilecektir.
Cihatçı, IŞİD artığı silahlı güçlerin sivillere karşı eylemlerinin bir an önce sonlandırılması bugün en acil ihtiyacımızdır.
Barış ve kardeşlik bugün için en acil ihtiyacımızdır.
Birlik, mücadele ve dayanışma bugün için en acil ihtiyacımızdır.
Bu vahşete halkların son vereceğine inancımız tamdır.”
Basın açıklamasının ardından Dem Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın söz aldı. Konuşmasına kısa süre önce yaşamını yitiren Selim Sadak için başsağlığı dileyerek başlayan Akın, yaşananların yalnızca Suriye’nin değil tüm bölgenin ve Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.
“Bugün üzgünüz, öfkeliyiz” diyen Akın, Ortadoğu’da son yaklaşık 15 gündür çok büyük ve kritik gelişmeler yaşandığını vurguladı. Yaklaşık 11 yıldır IŞİD’e karşı verilen mücadelenin ardından ortaya çıkan halk gerçekliğinin hedef alındığını belirten Akın, Rojava’da Kürtlerin, Arapların, Alevilerin ve farklı inanç gruplarının birlikte kurduğu sistemin tasfiye edilmek istendiğini ifade etti.
Akın, “Bugün IŞİD katillerinin arkasına dizilen uluslararası güçler; Amerika, İsrail ve ne yazık ki Türkiye’nin de içinde olduğu bir ittifakla, Suriye’de halkların kazanımlarını yok etmeye çalışıyor” dedi. Halep’te çatışma yaşanmaması için geri çekilen güçlerin ardından sivillerin hedef alındığını belirten Akın, çok sayıda insanın katledildiğini, kadınların öldürüldüğünü söyledi.
“IŞİD katilleri 10 yıldır cezaevlerinde tutulan unsurlarını serbest bırakıyor, Kürt halkı başta olmak üzere tüm halklara karşı yeni bir katliam dalgası örgütleniyor” diyen Akın, bu sürecin uluslararası güçlerin desteğiyle yürütüldüğünü, Türkiye’deki siyasi iktidarın da bu tabloya sessiz kalarak sorumluluk aldığını ifade etti.
İzmir’in merkezinden açık bir uyarı yapmak istediğini söyleyen Akın, “Bu ülkede laikim, çağdaşım, barıştan yanayım diyen herkes şunu bilmelidir: IŞİD zihniyetinin desteklendiği bir Suriye hükümeti kurulursa, Türkiye’de hiç kimsenin can güvenliği kalmaz” dedi. Ankara Gar Katliamı’nı hatırlatan Akın, “103 canımızı katlettiler. Bugün o zihniyetle işbirliği yapanlar, orada hükümet kurdurmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Akın konuşmasını, “Ya katillerin safındasınız ya da halkların, barışın ve özgürlüğün yanında” sözleriyle sürdürerek, Kürt halkına yönelik düşmanlıktan vazgeçilmesi çağrısı yaptı. “Biz birlikte yaşamak istiyoruz” diyen Akın, Rojava’daki katliamları sonuna kadar protesto edeceklerini, dayanışmayı sürdüreceklerini söyledi.
Milletvekili İbrahim Akın’ın konuşmasının ardından İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, eylemi sonlandırdıklarını ve kitlenin dağılacağını duyurdu.
Konuşmaların ardından kitle, Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürümek istedi. Polis, yürüyüşe bir kez daha izin vermedi. Bunun üzerine bazı gençler ara sokaklardan barikatları aşarak sahile ve ardından caddeye çıktı. Polis, yürüyen gruba sert biçimde müdahale etti.
Müdahale sırasında İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Yöneticisi Avukat Nazlı Turan ile Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şube Yöneticisi Avukat Hanım Çelik’in polis tarafından darp edildiği ve altı kişinin darp edilerek gözaltına alındığı öğrenildi.

