İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Roboskî Katliamı’nın 14’üncü, Maraş Katliamı’nın ise 46’ncı yılı dolayısıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Anmada hem Türkiye’deki tarihsel katliamlar hem de Suriye’de Arap Alevilere yönelik saldırı ve katliamlar protesto edildi.
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî köyünde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 19’u çocuk 34 sivilin yaşamını yitirdiği Roboskî Katliamı’nın 14’üncü yıldönümü ile 19–26 Aralık 1978 tarihlerinde Kahramanmaraş’ta Alevilere ve solculara yönelik gerçekleştirilen Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı.
Anma, Türkan Saylan Kültür Merkezi (TSKM) önünde gerçekleştirildi. Etkinliğe siyasi partiler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. DEM Parti İzmir İl Örgütü, ÖSYM önünden TSKM’ye kadar “Roboskî’de öldürülenleri de öldürenleri de unutmadık” pankartı arkasında yürüyüş düzenleyerek alana geldi.
Yürüyüş ve anma boyunca “Maraş, Sivas, Roboskî unutulmaz, hiçbiri”, “Maraş’ı unutma unutturma”, “Suriye’de Alevi katliamı var”, “Katil HTŞ, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı. Katılımcılar, geçmişte yaşanan katliamlarla güncel savaş ve çatışma politikaları arasında bağ kurarak adalet talebini yineledi.
Basın açıklamasını Emek ve Demokrasi Güçleri adına KESK Dönem Sözcüsü Başak Edge Gürkan okudu. Gürkan, Aralık ayının Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek Maraş Katliamı, 19 Aralık 2000 cezaevi operasyonları ve Roboskî Katliamı’nın ortak noktasının cezasızlık ve devlet sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Açıklamada, 1978’de Maraş’ta Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenerek hedef alındığı, resmi rakamlara göre 111 kişinin öldürüldüğü, yüzlerce ev ve işyerinin yakılıp tahrip edildiği hatırlatıldı. Katliam sırasında güvenlik güçlerinin günlerce müdahale etmediği, faillerin büyük bölümünün yargılanmadığı ya da yıllar sonra serbest bırakıldığı ifade edildi. Gürkan, Maraş Katliamı’nın insanlığa karşı işlenen bir suç olarak cezasızlıkla sonuçlandığını söyledi.
19 Aralık 2000’de “Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında 20 cezaevinde eş zamanlı gerçekleştirilen askeri operasyonlara da değinen Gürkan, 30’u siyasi tutuklu olmak üzere 32 kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce tutuklunun kalıcı sağlık sorunlarıyla yaşamaya zorlandığını belirtti. Operasyonun sorumluları hakkında etkin bir soruşturma yürütülmediğini, davaların zamanaşımı ve beraat kararlarıyla kapatıldığını hatırlattı.
Roboskî Katliamı’na ilişkin değerlendirmede ise 34 köylünün savaş uçaklarıyla bombalanarak öldürülmesine rağmen adaletin sağlanmadığı, dosyanın takipsizlik kararlarıyla kapatıldığı ifade edildi. Gürkan, “Roboskî’den geriye adalet arayışı ve parçalanmış bedenlerin görüntüleri kaldı” dedi.
Basın açıklamasının ardından İpek Karanfil söz alarak Suriye’de yaşananlara dikkat çekti. Mart ayından bu yana Suriye’de Arap Alevi halkının sistematik biçimde hedef alındığını belirten konuşmacı, köylerin yakıldığını, kadınların kaçırıldığını, çocukların öldürüldüğünü söyledi. Yaşananların tesadüf olmadığını vurgulayan konuşmacı, Ortadoğu’da halkların birbirine kırdırıldığı bir paylaşım ve sömürü savaşı yürütüldüğünü dile getirdi.
Emperyalist güçlerin ve bölgesel iktidarların bu saldırılara sessiz kaldığını ya da destek sunduğunu ifade eden konuşmacı, AKP–MHP iktidarının da bu politikaların ortağı olduğunu savundu. Türkiye’ye Suriye’deki saldırılara verilen destekten vazgeçme çağrısı yapan konuşmacı, “Bu sadece Alevilerin değil, tüm insanlığın meselesidir” dedi.
Açıklamada ayrıca Suriye’de Arap Alevi halkının başlattığı oturma eylemine dikkat çekilerek uluslararası dayanışma çağrısı yapıldı. “Bugün Alevilerin sesini duymayanlar, yarın başka halkların çığlığını da duymayacaktır” denildi.
Etkinliğin sonunda İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aykut Akdemir katılımcılara teşekkür ederek anmanın sona erdiğini duyurdu. Daha sonra DEM Parti İzmir İl Örgütü, Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek katliamlarda yaşamını yitirenler anısına denize karanfil bıraktı.
Anma, “Yeni Maraşlar, Sivaslar, Roboskîler yaşanmasın” çağrısıyla son buldu.


