İşçiler Yeni Yıla Grev Çadırında, Umut ve Kararlılıkla Giriyor, Temel Conta İşçileri 386 Gündür Ekmek, Onur ve Gelecek İçin Direniyor..

Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi’nin çağrısıyla, “30 Aralık’ta grev çadırında yan yana; 2025’i direnişle uğurlayıp 2026’yı umutla karşılayalım” şiarı etrafında bir araya gelen emek ve dayanışma güçleri, Temel Conta işçilerinin 386 gündür süren onurlu grevinin yanında saf tuttu. Grev çadırı önünde yükselen ses, yalnızca bir fabrikanın değil; insanca yaşam, eşitlik ve emek onurunun sesi oldu.

Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, Petrol-İş Aliağa Şubesi Temsilcisi Hasan Toptan, Emek Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, TÜMTİS, Öğrenci Kollektifleri, Birleşik Emekliler Sendikası, İmece-Der üyeleri ve İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu ve arkadaşlarının ezgileriyle güçlenen buluşma; halaylar, türküler ve omuz omuza verilen sözlerle dayanışmanın sıcaklığını büyüttü.

Temel Conta işçileri, insanca yaşayacak bir ücret, güvenli ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları ile sendikal haklar için tam 386 gündür direniyor. İşçiler, 2025’i grev çadırı önünde uğurlarken, yeni yıla da aynı kararlılıkla, aynı inançla girdi.

Grev çadırı önünde konuşan Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi Temsilcisi Hasan Toptan, “Bu sendika bu fabrikaya girecek. Bunu işverene açıkça söyledik ve sonuna kadar arkasındayız. Direniş çadırımızı yenileyerek, yılbaşını 386 gündür emek için direnen arkadaşlarımızla birlikte geçirerek kararlılığımızı bir kez daha gösterdik. Kamuoyundan, özellikle sosyal medyadan güçlü bir dayanışma bekliyoruz” dedi. Toptan, devlet yetkililerine  ve patronlara da seslenerek, “Biz buradayız, vazgeçmiyoruz. Temennimiz, 2026 yılına Temel Conta’da sendikalı ve güvenceli bir şekilde girmektir” ifadelerini kullandı.

Bu direnişin en yakıcı gerçeklerinden biri ise, 386 gündür direnen emekçilerin büyük bölümünün kadın işçilerden oluşmasıdır. Bu grev, yalnızca bir ücret mücadelesi değil; annelerin çocuklarına onurlu bir gelecek bırakma mücadelesidir. Grev çadırında direnen kadınlar, emeğinin karşılığını alamadığı için değil, bebeleri aç büyümesin diye direniyor. Bir çocuğun yalnızca ekmeğe değil; süte, şekere, sağlıklı gıdaya ihtiyacı olduğunu bildikleri için direniyorlar.

Bu direniş, çocukların sofrasına koyulacak bir bardak sütün, çantasına girecek bir kitabın, okula tok gitmenin, sağlıklı beslenmenin ve insanca büyümenin mücadelesidir. Kadın işçiler burada yalnızca kendi haklarını değil; çocukların geleceğini, anneliğin onurunu ve emeğin saygınlığını savunuyor. Devletin, siyasetin ve kamuoyunun sessiz kaldığı bu grevde kadınlar, sessizliğe karşı onurlu bir direnişle yanıt veriyor.

Emek Partisi İzmir İl Başkanı Elif Çuhadar yaptığı konuşmada, “386 gündür direnen Temel Conta işçilerinin her zaman yanındayız. Bu mücadele yalnızca Temel Conta işçilerinin değil, tüm işçi sınıfının mücadelesidir. Buradan elde edilecek her kazanım, örgütlü mücadelenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterecek; çevredeki tüm işçilere özgüven kazandıracaktır” dedi.

Sağlık-İş İzmir Şube Başkanı Özgür Arslan da Temel Conta işçilerini selamlayarak, “Türkiye’nin dört bir yanında bu direniş konuşuluyor. Hastanelerde, üniversite hastanelerinde Temel Conta direnişini anlatıyoruz. 386 gündür sürdürülen bu onurlu mücadele, işçi sınıfı açısından nasıl direnilmesi gerektiğinin güçlü bir örneğidir” diye konuştu.

Etkinlik, müzik dinletisi ve halaylarla sona ererken, grev çadırında yeni yıla girerken verilen söz netti:
Bu mücadele kazanacak.
Hiçbir çocuk aç büyümeyecek.
Her çocuk süte de ulaşacak, kitaba da…
Her işçi emeğinin karşılığını alacak,
Her evde insanca yaşam, umut ve kazanmanın gururu olacak.

2026’nın; Temel Conta’da sendikalı, güvenceli, kadınların ve çocukların yüzünün güldüğü bir yıl olması dileğiyle…
Yaşasın örgütlü mücadele, yaşasın işçilerin birliği ve emekçilerin  dayanışması!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.