Soma Katliamı’nın 12. yılında İzmir’de alanlar bir kez daha öfke, yas ve mücadele çağrısıyla yankılandı. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında emekçiler, devrimciler, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri Soma’da katledilen 301 madenciyi unutmadıklarını haykırdı.
“Kader değil, 301 cinayet! Soma’yı unutmadık, unutturmayacağız!” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Soma’nın ateşi AKP’yi yakacak”, “Soma’nın hesabı sorulacak”, “AKP’den hesabı emekçiler soracak” ve “Emekçinin birliği sermayeyi yenecek” sloganları yükseldi. Açıklamaya İbrahim Akın ile birlikte çok sayıda sendika, siyasi parti temsilcisi ve yurttaş katıldı.
Basın açıklamasını Disk Ege Bölge Temsilcisi, Deniz Şahin Gümüştekin okudu. Açıklamada Soma’nın bir “iş kazası” değil, sermaye düzeninin göz göre göre gerçekleştirdiği bir işçi katliamı olduğu vurgulandı. “Soma; taşeronlaştırmanın, özelleştirmelerin, denetimsizliğin ve sermaye hırsının sonucudur” denilen açıklamada, siyasi iktidarın yıllardır patronlardan yana saf tuttuğu ifade edildi.
Açıklamada, 13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan katliamın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen gerçek sorumluların hesap vermediği belirtilerek, istinaf mahkemesinin kamu görevlileri hakkında verdiği zamanaşımı kararına sert tepki gösterildi. Emek örgütleri, bunun açık bir cezasızlık politikası olduğunu belirterek, “Soma davası egemen sınıfların hukukunun nasıl işlediğinin en çıplak örneklerinden biridir” dedi.
Açıklamada, yalnızca Soma değil, bugün hâlâ süren iş cinayetleri de gündeme taşındı. İnşaatlarda, tersanelerde, madenlerde, fabrikalarda ve depolarda işçilerin patronların kâr hırsı uğruna ölüme sürüklendiği vurgulandı. Motokuryelerin, mevsimlik işçilerin, güvencesiz çalışan milyonların aynı sömürü düzeninin kurbanı olduğu ifade edildi.
Açıklamada, “Ölüm işin fıtratında değil, sermaye düzeninin karakterindedir” denilerek AKP iktidarının sermaye yanlısı politikaları teşhir edildi. Emekçiler, iş güvenliğini maliyet hesabı olarak gören düzene teslim olmayacaklarını ilan etti. Taşeron çalıştırma, sendikasızlaştırma ve güvencesiz çalışma politikalarına karşı örgütlü mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.
Basın açıklaması boyunca madenci ailelerinin yaşadığı acı ve öfke sık sık hatırlatıldı. Soma’da yakınlarını kaybeden ailelerin yıllardır adalet mücadelesi verdiği, ancak devletin ve sermaye düzeninin katilleri koruduğu ifade edildi. “301 madencinin hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğiz” diyen emek örgütleri, yeni Somaların yaşanmaması için mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Eylem, “Yaşasın işçilerin birliği!”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” ve “Yaşasın emek, demokrasi ve adalet mücadelemiz!” sloganlarıyla sona erdi.301 madencinin hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğiz!
