İzmir’de emek ve demokrasi güçleri, tutuklu sendika yöneticisi Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması talebiyle Alsancak’ta bir araya geldi. KESK İzmir Şubeler Platformu ile Emek Partisi (EMEP) İzmir İl Örgütü tarafından Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan basın açıklamalarına siyasi partilerin, sendikaların ve İmece-Der temsilcileri de destek verdi.
Aynı zaman diliminde gerçekleştirilen iki ayrı açıklamada, tutuklu BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması talebi öne çıktı. Alanda “Mehmet Türkmen serbest bırakılsın” ve “Sendikal faaliyet suç değildir. BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen serbest bırakılsın” yazılı pankartlar açıldı. Katılımcılar sık sık “Mehmet Türkmen yalnız değildir”, “Direne direne kazanacağız”, “Yaşasın sınıf mücadelesi” ve “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz” sloganları attı.
İlk açıklamayı Emek Partisi (EMEP) İzmir İl Örgütü adına İl Başkanı Elif Çuhadar yaptı. Çuhadar, Mehmet Türkmen’in evinden gözaltına alınarak tutuklanmasının hukuksuz olduğunu belirterek, söz konusu sürecin işçi sınıfının sendikal mücadelesine yönelik bir müdahale olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Patronlar istiyor, AKP tutukluyor”, “Mehmet Türkmen yalnız değildir” ve “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganları da öne çıktı.
Çuhadar, açıklamasında Türkmen’in tutuklanmasının arkasında patronların etkisi olduğunu savunarak, “Şireci patronunun sözde şikayeti, gerçekte bir talimat niteliğindedir ve Mehmet Türkmen apar topar cezaevine gönderilmiştir” ifadelerini kullandı. İşçilerin haklarını savunmanın, ücretlerini talep etmenin ve iş cinayetlerinde sorumluların yargılanmasını istemenin suç sayılamayacağını vurgulayan Çuhadar, bu durumun “halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” gerekçesiyle açıklanamayacağını dile getirdi.
Bu tutuklamanın özellikle Gaziantep’teki işçiler başta olmak üzere Türkiye genelinde ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve iş cinayetlerine karşı verilen mücadelenin önünü kesmeye yönelik olduğunu belirten Çuhadar, uygulamanın bilinçli ve hukuksuz olduğunu ifade etti. Açıklamada, sendikal haklar ve özgürlüklerin hedef alındığı, işçi ve emekçilere gözdağı verilmek istendiği vurgulandı.
Çuhadar, tutuklamanın yalnızca Mehmet Türkmen’i değil, tüm işçi sınıfını ve sendikal faaliyetleri hedef aldığını belirterek, “Patronların ve onların iktidarının karşısında söz söylemenin yasaklarla, gözaltı ve tutuklamalarla engellenmek istenmesi, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir durumdur” dedi.
Konuşmasında sınıf mücadelesine de vurgu yapan Çuhadar, işçilerin yaşadığı sömürüye dikkat çekerek, emeği sömüren kesimlere karşı mücadeleyi büyüteceklerini ifade etti. İşçilerin yaşamını kaybettiği iş cinayetlerine ve ağır çalışma koşullarına değinen Çuhadar, bu düzene karşı örgütlü mücadelenin güçlendirileceğini söyledi. Ayrıca, Sırma Halı işçileri başta olmak üzere direnişte olan işçilerle dayanışmanın süreceğini belirterek, Mehmet Türkmen serbest bırakılana kadar mücadelenin devam edeceğini kaydetti.
EMEP’in açıklamasının ardından KESK İzmir Şubeler Platformu adına Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık basın açıklaması yaptı. Açıklamanın tam metni şöyle:
“Değerli İzmir’liler!
Ne Yazık ki gözaltıların tutuklamaların keyfiyete dönüştüğü zamanlar yaşıyoruz. Hemen her güne yeni bir şafak operasyonu, yeni gözaltılar ve tutuklamalar, yeni soruşturmalar, yeni bir kayyum darbesi ile başlar hale geldik. Basın özgürlüğünden, sendikal hak ve özgürlüklere, seçme seçilme hakkından, kadın haklarına, çocuk haklarına kadar en temel hakları hedefe koyan saldırılara her gün bir yenisi eklenmektedir.
İşçiler, emekçiler, emekliler asgari geçim koşullarının altında bir yaşama mahkum edilmişken, insanca çalışma koşulları, insan onuruna yaraşır ücret için mücadele eden sendika üyeleri, yöneticileri soruşturmalara tabi tutuluyor. Geçtiğimiz bir ay içinde KESK izmir şubeler platformunun önceki dönem sözcüsü Başak Edge Gürkan, KESK birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası İzmir Şube Sekreteri Yücel Göktaş ve yine KESK’e bağlı Haber Sen 6 no’lu şube üyesi 35 kamu emekçisi sendikal faaliyetleri nedeniyle soruşturmalar geçirmişlerdir.
Ülkemizin pek çok yerinde ücretlerini alamayan, açlık yoksulluk sınırı altında ücretlerle çalıştırılan emekçiler, Temel Conta işçileri, DİGEL tekstil işçileri, Şık Makas işçileri, Kargo işçileri, Depo işçileri aylardır barikatların önünde hak mücadelesi verirlerken saldırılarla karşılaşıyorlar.
Bu saldırıların son örneği Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasıyla yaşanmıştır.
Bilindiği üzere Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) bulunan Sırma Halı’da çalışan işçiler ücretlerinin ödenmesi talebiyle geçtiğimiz günlerde eyleme başladı. Mehmet Türkmen, ilk günden beri işçilerle birlikte direniyordu. Yaptığı konuşmada, emekçilerin patronlara karşı verdiği hak mücadelesinde yan yana durmalarından başka yol olmadığını söylediği için halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği gerekçesiyle tutuklandı. Bu tutuklama BİRTEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in ne kadar haklı olduğunun açık bir göstergesi olmuştur. Çünkü, bugüne kadar işçinin ücretini ödemediği için ya da düşük ücret ödediği için hiçbir işveren soruşturma geçirmemiş, tutuklanmamıştır. Oysa, her zaman olduğu gibi haklarını arayan, ücretlerinin ödenmesini isteyen işçilere karşı, ilk günden beri onlarla birlikte mücadele eden sendikanın genel başkanı tutuklanmıştır.
Herkes bilmelidir ki;
Hakları için mücadele etmek suç değildir! İnsan onurunun bir gereğidir.
Emekçilerin, hakları için yan yana gelerek, birlikte mücadele etmeleri sendikal mücadelenin doğal bir gereğidir!
Ve işçiler, emekçiler, emekliler halkın eşitlik, özgürlük, adalet, insanca yaşam mücadelesine kin ve düşmanlık besleyenlere karşı yan yana gelmekten geri durmamalıdır.
KESK İzmir Şubeler Platformu olarak BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in Haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklanmasını kabul etmiyoruz.
Emeğin hakları için yürütülen mücadelenin bir suç değil, onurlu bir duruş olduğunu, bu onurlu duruşun yanında olmaya devam edeceğiz.
Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılmalıdır.
KESK İZMİR ŞUBELER PLATFORMU”
Yapılan açıklamaların ardından katılımcılar alandan ayrıldı.
