İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri:Haydut ABD Emperyalizmi ve Siyonist İsrail Saldırganlığına Hayır!

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Haydut ABD emperyalizmi ve siyonist İsrail saldırganlığına hayır! Halklara özgürlük” pankartı açılırken, “Direnen halklar kazanacak”, “Emperyalist saldırganlığa hayır” ve “İran halklarının yanındayız” dövizleri taşındı.

Grup, sık sık “Katil ABD Ortadoğu’dan defol”, “Katil ABD işbirlikçi AKP” ve “Emperyalistler yenilecek, direnen halklar kazanacak” sloganları attı. Basın metnini KESK Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık okudu.

Açıklamada, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’da yeni bir bölgesel savaşı tetiklediği öne sürülerek şu ifadelere yer verildi:

“ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi bir kez daha Ortadoğu’yu yeni bir bölgesel savaşın içine sürüklemektedir. ‘Kitle imha silahları’, ‘insani müdahale’, ‘demokrasi getirme’ yalanlarıyla Irak, Afganistan, Libya ve Suriye’yi kana bulayan ABD emperyalizminin hedefinde şimdi de İran’da yaşayan halklar var. Afganistan’da Taliban’ı, Suriye’de şeriatçı HTŞ teröristlerini iktidara taşıyan ABD’nin İran’da molla yönetimine karşı demokrasi ve özgürlük vaatleri ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.”

 İran’daki yönetimin halklara, kadınlara ve emekçilere yönelik baskıcı uygulamalarına da dikkat çekildi. İran’daki molla rejiminin demokratik hak ve özgürlükleri sistematik biçimde bastırdığı, kadınların yaşam hakkı ve toplumsal eşitliğe yönelik ağır ihlallerde bulunduğu, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü sınırladığı belirtildi.

Açıklamada, Jina Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından yükselen toplumsal itiraz dalgasının, İran halkının özgürlük, eşitlik ve onurlu yaşam talebinin açık göstergesi olduğu ifade edildi.

Emperyalist güçlerin mazlum halkları özgürleştirmediği savunulan metinde, bu güçlerin ülkelerin zenginliklerini talan ettiği, yoksullaştırdığı ve kendilerine bağlı yönetimler oluşturduğu ileri sürüldü. “Emperyalistlerin dostları ve işbirlikçileri, emekçilerin, ezilenlerin ve yoksul halkların düşmanıdır” denildi.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri taleplerini ise şu başlıklar altında sıraladı:

  • Emperyalist güçlerle her türlü bağımlılık ilişkisine son verilmesi,

  • Türkiye ve bölge için tehdit oluşturduğu belirtilen ABD askeri üslerinin kapatılması,

  • İsrail ile ticari ilişkilerin sonlandırılması.

Açıklamada, ABD ve İsrail yönetiminin saldırılarının İran’da zaten ağır olan siyasal ve toplumsal krizi derinleştirdiği, sivillerin yaşamını ve güvenliğini tehdit ettiği ifade edildi. Savaşın genişlemesinin askeri bir çatışmanın ötesinde insani bir felaket, kitlesel yerinden edilme ve toplumsal travma riskini beraberinde getirdiği belirtildi.

Saldırıların bedelini en çok çocuklar ve kadınların ödediği vurgulanarak, bir okulun bombalanması sonucu en az yüz çocuğun yaşamını yitirdiği ve yüzlerce çocuğun yaralandığı iddia edildi. Okulların ve sivillerin hedef alınmasının yaşam hakkına ve toplumların geleceğine yönelik açık bir saldırı olduğu ifade edildi.

“Halklar, emperyal hesaplar ile teokratik baskı rejimleri arasında sıkıştırılamaz” denilen açıklamada, savaşın büyümesinin sağlık ve eğitim altyapısını tahrip ettiği, göç ve yerinden edilme riskini artırdığı kaydedildi. Yeni bir bölgesel çatışma dalgasının milyonlarca insan için derin bir insani kriz anlamına geleceği savunuldu.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, militarizme ve sivilleri hedef alan saldırganlığa karşı olduklarını belirterek, kalıcı çözümün halkların kendi kaderini özgürce belirleyebilmesinde, laiklik ve kadınların özgürlük mücadelesinin güvence altına alınmasında olduğunu ifade etti.

Açıklama, “Savaşa karşı barışı, baskıya karşı özgürlüğü, yıkıma karşı halkların dayanışmasını savunmaya devam edeceğiz” sözleriyle sona erdi.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.