İzmir Kadın Platformu’ndan 11. Yargı Paketi’ne tepki: “Bedenlerimiz devletin denetimine tabi olamaz! Özgürlüklerimizi Kısıtlamanıza Ízin Vermeyeceğiz!

İzmir Kadın Platformu (İKP), hükümetin gündeme getirdiği 11. Yargı Paketi’ne karşı sokaklara çıktı. Kadınlar, “Bedenlerimiz, kimliğimiz ve yaşam biçimlerimiz devletin ya da tek bir ahlâk anlayışının denetimine tabi olamaz” diyerek düzenlemeye tepki gösterdi.

Alsancak ÖSYM binası önünde bir araya gelen kadınlar, “11’inci Yargı Paketi’ni Meclis’e getirmeyi aklınızdan bile geçirmeyin” yazılı pankart açarak Türkan Saylan Kültür Merkezi (TSKM) önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca “AKP yasanı al başına çal”, “Jin, jiyan, azadî” ve “AKP elini bedenimden çek”, “Kutsal aileniz batsın, kadınlar yaşasin” sloganları atıldı.

“BASINA VE KAMUOYUNA
Önümüzdeki 10 yılı Aile Yılı olarak ilan eden iktidar, 11. yargı paketi düzenlemesiyle birlikte suç ve suçlu tanımını son derece genişleterek “hayasızca hareketler” , “genel ahlaka aykırılık”, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete uygun davranmama” gibi ifadelerle varoluşlarımızı kriminalize etmeye çalışıyor. 15–18 yaş arasındaki çocukların işlediği suçlarda yetişkin gibi cezalandırılmasını öngören düzenleme, çocuğun üstün yararını hiçe sayıyor. Biz kadınlar ve LGBTİQ+ lar bu yargı paketine karşı bugün buradayız.

Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesi kapsamının genişletilmesiyle, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı teşvik eden kişiler” ve “aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapması” gibi ifadeler LGBTİQ+ ların varoluşunu açıkça hedef alıyor.

Bu düzenleme ile “genel ahlaka” muhalif olmak için saçını kısa kestiren bir kadın veya kendini özgürce ifade eden bir trans bile cezalandırılabilir. Özendirmeye yapılan vurgu kadın ve LGBTİQ+ derneklerinin faaliyetlerini yasaklamaya ve dernekleri kapatmaya yönelik cezalara dönüşebilir.

Bu vesileyle AKP’nin Aile Yılı güzellemesi genel ahlaka aykırı davranışlar, suçu ve suçluyu övme, özendirme adı altında AKP ve işbirlikçilerinin yanında hizalanmayan, ona göre yaşamayan, ona göre giyinmeyen, ona göre eylemeyen herkesi hedefliyor. Hak ve özgürlüklerden bahseden, eşitlik isteyen ve bunun için mücadele eden her örgüt bu düzenlemeye karşı çıkmalı; bu paketle yasallaştırılmak istenen faşist uygulamalara karşı mücadele etmelidir.

Bedenlerimiz, kimliğimiz ve yaşam biçimlerimiz, devletin veya tek bir ahlâk anlayışının denetimine tabi olamaz.

Paketteki bir diğer düzenleme, cinsiyet değiştirme yaşını 18’den 25’e çıkarmayı ve başvuranları yalnızca belirlenen hastanelerde tıbbi ve ruhsal desteğe mecbur bırakmayı öngörüyor.

Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iptal edilmiş olan “üreme yeteneğinden sürekli yoksunluk” şartının tekrar yasalaştırılması hedefleniyor.

Bu, trans bireylerin kendi bedenleri ve sağlıkları üzerindeki kararlarını ellerinden almak, onları baskı ve şiddetle karşı karşıya bırakmak anlamına gelir.

Sağlık çalışanlarına dahi ceza öngören bu maddeler, keyfi ve değişken uygulamaları mümkün kılarak, LGBTİQ+ varoluşlarını ve insan onurunu hedef alıyor. Tüm bu ifadeler kadınların ve LGBTİQ+ ların yaşam hakkına, beden bütünlüğüne ve özgürlüklerine müdahaledir. Yıllardır AKP eliyle örgütlenen nefret politikalarını, toplumu kutuplaştırmaya dönük saldırıların tam ortasına koymaya çalıştığınızı görüyor ve buna izin vermeyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Yaşamlarımızdan, haklarımızdan ve birbirimizden vazgeçmiyoruz.

Taslaktaki bir başka keyfilik, 15–18 yaş arasındaki çocuklara kasten öldürme suçunda ceza indirimi uygulanabilir ifadesinin eklenmesi. Bu değişiklik, çocukların yetişkin gibi cezalandırılmasının önünü açıyor.

Türkiye’de yoksulluğun, ayrımcılığın ve çocuk emeğinin artarak sermayeye ucuz iş gücü olarak sunulduğu bir dönemde, çocukların haklarının gasp edilmesini kabul etmiyoruz.

İkiyüzlü politikalarınızı buradan bir kez daha ifşa ediyoruz. Çocukları istismar edenleri aflarla kurtarmaya çalışan düzenlemelerinizi unutmadık, çocukları koruyoruz yalanlarınıza ortak olmayacağız. Çocukların küçük yaşta zorla evlendirilmesine, kölece çalıştırılmasına ve kendi bedenleri hakkındaki söz ve karar haklarına saldırılmasına karşı çıkıyoruz.

TCK’nın 223. maddesine “ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi” suçunun eklenmesiyle, anayasal hakkımız olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı hedef alınıyor.

Kadın cinayetlerine, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına ve erkek yargıya karşı mücadelelerimize sahip çıkarken hayatı durdurduk, yolları kapadık. Şimdi bu mücadele biçimleri yasayla suç haline getirilmeye çalışılıyor. Haklarımız, eşitliğimiz ve özgürlüğümüz, hiçbir yasa taslağıyla gasp edilemez. Toplumsal hak ve gösteri özgürlüğünü engelleyen maddelere asla izin vermeyeceğiz.

Sosyal medya ve dijital platformlara sansürü öngören düzenlemede ise içerikler hakim kararı olmadan kısa sürede kaldırılabilecek. Sosyal medya hesapları askıya alınabilecek, LGBTİQ temalı dizi ve filmleri yayınlayan platformlara, yayın durdurma veya süreli kapatma cezası uygulanabilecek. Yıllardır internet sansürleriyle yaşadığımız halkın haber alma hakkının gaspının bu paketle yasalaşmasını ve ifade özgürlüğünün engellenmesini kabul etmiyoruz.

Hatırlatıyoruz:

“Genel ahlâk” kavramı, tarih boyunca kadınların kıyafetinden yaşam tarzına kadar her alanda baskı aracı olarak kullanıldı. Şimdi aynı kavram, trans bireylerin varoluşunu kriminalize etme, cinsiyet kimliğini cezalandırma aracı hâline getiriliyor. Bedenlerimiz, kimliklerimiz, aşklarımız sizin “ahlâk” tanımınıza sığmak zorunda değil.

Anayasa’nın 10., 17. ve 20. maddelerine,

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. ve 14. maddelerine,

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’a,

Yogyakarta İlkeleri’ne açıkça aykırı olan bu düzenlemeyi meclise getirmenize izin vermeyeceğiz.

BİZ BURADAYIZ, SUSMAYACAĞIZ !
Biz kadınlar ve LGBTİQ+ lar olarak diyoruz ki:

“Reform” adı altında özgürlüklerimizi daraltmanıza izin vermeyeceğiz.

“Genel ahlâk” bahanesiyle yaşam biçimlerimizi hedef almanızı kabul etmiyoruz.

“Yargı paketi” adı altında çocukları, kadınları, varoluşları, toplumsal muhalefeti cezalandırmanıza izin vermeyeceğiz. Bizler eşitliği, özgürlüğü, haklarımızı ve yaşamlarımızı savunuyoruz! Çünkü bizim hayatlarımız, sizin ahlâk tanımınızdan daha değerlidir. Bir kez daha söylüyoruz: 11. Yargı Paketi’ni meclise getirmeyi aklınızdan bile geçirmeyin!

İZMİR KADIN PLATFORMU”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.