İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri: Van halkının iradesine yapılan yargı darbesini kabul etmiyoruz.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri   Van Büyükşehir belediye Başkanı olarak seçilen DEM adayı Abdullah Zeydan’ ın yerine  hukuk dışı bir şekilde  AKP adayının Belediye Başkanı olarak belirlenmesini Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde protesto etti. Basın açıklamasının ardından   barışçıl bir biçimde  yürüyüşe geçen bir gruba polis  biber gazı  ve şiddet uyguladı.  Altı kişi gözaltına alındı. İzmir Barosu Başkanı  Sefa Yılmaz İzmir Barosu önünde açıklama yaparak polis şiddetini kınadı.

“Van İl Seçim Kurulu, 31 Mart 2024’de yapılan yerel seçimlerde, Van Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) adayı %55 oranında oy alan Abdullah Zeydan’ın yerine, %27 oranında oy alan ikinci sıradaki AKP adayını belediye başkanı olarak belirledi.

Yüksek Seçim Kurulu tarafından adaylık şartlarına sahip olduğu tespit edilen ve adaylığı kabul edilen Abdullah Zeydan hakkında, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2022 tarihinde verilen memnu hakların iadesine ilişkin karara karşı iki yıl sonra, 29 Mart 2024 Cuma günü, mesai saatinin bitmesine beş dakika kala, Adalet Bakanlığı itiraz başvurusunda bulunmuş, önceki kararı veren mahkeme jet hızıyla itirazı kabul etmiştir.

Bu karar henüz kesinleşmeden Van İl Seçim Kurulu tarafından işleme konmuş ve Abdullah Zeydan’ın belediye başkanlığı engellenmiştir.

Bu karar ile siyasal iktidarın temsil ettiği yürütmenin yargı üzerindeki tahakkümü bir kez daha açıkça ortaya çıkmıştır. Seçmen iradesi gasp edilmiş, Anayasa’da ifadesini bulan hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri ihlal edilmiştir.

Abdullah Zeydan’ın belediye başkanlığı engellendiği gibi seçimleri öncesi bölgede birçok il ve ilçe merkezinde seçmen sayısı ve nüfus yoğunluğuyla orantılı olmayan asker veya polislerin seçmen olarak kaydedildiği, bu kayıtlara yapılan itirazların ise ilçe seçim kurullarınca reddedildiği basına yansımıştı.

Ancak Yüksek Seçim Kurulu’nun seçime gölge düşürecek bu duruma sessiz kalması nedeniyle 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde bölgede birçok il ve ilçe merkezinde asker veya polislerin toplu oy kullandıklarına ilişkin görüntüler basına yansımıştır.

İlçe seçim kurullarının konuya ilişkin ret kararı gerekçelerinde; jandarma veya emniyet müdürlüklerinden gelen yazılara dayanıldığı, bu yazılarda asker veya polislerin seçim günü yapılacak görevlendirilme kapsamında seçmen olarak belirtilen merkeze kaydedildiği belirtilmiş, ancak seçim günü asker ve polislerin güvenlik tedbiri çalışmasına dahil olmadan sabahın erken saatlerinde oy kullanıp şehri topluca terk ettiklerine dair görüntüler, bu kişilerin güvenlik ihtiyacı kapsamında seçim bölgelerinde olduğu konusunda kamuoyunda ciddi şüphelere yol açmıştır.

Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı temel insan haklarından olup demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Halk iradesinin hiçbir etki altında kalmadan serbestçe sandığa yansıması da seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının vazgeçilmez temel unsurudur. Anayasa’nın 67. maddesine göre seçimler yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Asıl olanın güvenlik ihtiyacının olup olmadığının ilçe seçim kurulları tarafından belirlenmesi olduğu, bu anlamda ilçe seçim kurullarının tamamen jandarma veya emniyet müdürlüğünden gelen yazıları mutlak doğru olarak kabul ederek itirazları reddetmesi ile Van İl Seçim kurulu tarafından Abdullah Zeydan’ın belediye başkanlığının gasp edilmesi birlikte değerlendirildiğinde İktidarın yargı eliyle seçime ve sonuçlarına müdahalesini açıkça göstermektedir.

Sonuç olarak belirtmek isteriz ki; tarafsız ve bağımsız yargının, hukukun üstünlüğünün, demokratik hukuk devletinin ve kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince İl Seçim Kurulu ile Yüksek Seçim Kurulunu seçmen iradesini tanımaya ve hukuka uygun davranmaya çağırıyoruz.”

İzmir Baro Başkanı  Sefa Yılmaz’ın Baro önünde açıklaması

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.