Nerede yaralı bir yürek varsa, haksızlığa, katliama, işkenceye maruz bırakılan bir canlı varsa “SİZİNLEYİZ BİRLİKTEYİZ, DAYANIŞMAYLA GÜÇLÜYÜZ ve mücadele ederek kazanacağız

Şengal’de 3 Ağustos 2014 tarihinde DAİŞ tarafından gerçekleştirilen  Êzidî Soykırımı’nın yıldönümü dolayısıyla   Türkan Saylan Kültür merkezi önünde Kadınlar Birlikte Güçlü platformu  açıklama yaptı, temsili olarak kara çarşaflarını atıp, uğradıkları işkencelere dikkat çektiler.  Açıklama şöyle;

“Bugün 3 Ağustos. Şengal’de katliama ,tecavüzlere maruz bırakılan, köle pazarlarında satılan, yerinden yurdundan türlü işkencelerle sürülen Ezidi halkına, Ezidi kadınlara yaşatılan türlü zulümlerin 7.yılı.

Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir olarak; bu katliamda köhnemiş zihniyete sahip  katil DAİŞ eliyle türlü acılara, işkencelere maruz bırakılan Ezidi halkının yanında olduğumuzu, kız kardeşlerimize yaşatılanlara hiçbir zaman sessiz kalmayacağımızı burdan bir kez daha haykırıyoruz.

SAVAŞLARI egemenler çıkarır ve bundan en çok kadınlar ve çocuklar zarar görür.

Katliamın, tecavüzün iyisi, haklısı olamaz!

Devletli uygarlık sistemine geçişle hiyerarşinin oluşmasıyla birlikte sınıflar ortaya çıkmış, efendi köle ilişkilerinin zemini oluşmaya başlamıştır. Artı ürünün  ortaya çıkışıyla mülk sahiplerinin  yoksullar üzerine tahakkümü baş göstermiş, ataerkiyle de gücünün doruğuna ulaşan bu zihniyet  yoksullar, kendine benzemeyenlerle birlikte en çok kadınları vurmaya, köleleştirmeye devam etmiştir. Artık en çok ezilen, güçsüz bırakılan, sesi kısılan, yok sayılan kadın sınıfı olduğu için de tarihten günümüze en büyük zulme maruz bırakılanlar her yerde farklı boyutlarda da olsa kadınlar ve lgbti+lar olmuştur.

Sözde efendiler, köle olarak gördüğü tüm kesimleri tahakkümü altına almak için  böl parçala yönet yaklaşımı çerçevesinde her türlü  ayrımcı, tekçi,c insiyetçi, dinci, milliyetçi politikalarıyla “eşsiz” zor yöntemlerine başvurmuş ve zamanla bu konuda kendilerini epeyce geliştirmişlerdir.

Zorla alıkoyma, tecavüz, gasp, yağma, talan, işkence, sürgün, katliam… hiçbir zaman vazgeçemedikleri ve egemenlerin kendi çıkarları için sürekli olarak yenilediği, kamunun tüm kaynaklarını bu işe aktardığı yöntemler olmuştur, olmaya da devam ediyor. Kâr ve iktidar uğruna çıkarılan savaşlar her dönemde en çok kadınları ve çocukları vurmuştur. Kadın emeği yok sayılmış, adın iradesi görünmez kılınmış, kadın bedeni herkesin tüm hücrelerine kadar kullanabilecekleri, üzerinde pazarlık yapabilecekleri bir mülke, nesneye dönüştürülmüştür. Hiçbir dönem insan statüsüne konulmamıştır kadınlar. Bu saldırılar çoğu zaman insanların dini duyguları istismar edilerek, inançları kullanılarak, y alan ve yanlış bilgilendirmelerle toplum manipüle edilerek gerçeklestirilmiş  ve tüm bu yalanlara inananlar bu zulüm karşısında adeta lâl olmuştur. Sessizliğin, tepkisizliğin ölüm getirdiğinin ve halklar üzerinde oynanan oyunların  farkında olan biz kadınlar ve Lgbti+lar, t opluma yaşatılan zulümlere de,  İnsanlık adının kirletilmesine de, yerleşim alanlarımızın, doğamızın rant ve iktidar uğruna yangın yerine çevrilmesine de asla razı olmayacağız ve asla sessiz kalmayacağız. Nerede yaralı bir yürek varsa, haksızlığa, katliama, işkenceye maruz bırakılan bir canlı varsa “SİZİNLEYİZ BİRLİKTEYİZ, DAYANIŞMAYLA GÜÇLÜYÜZ ve mücadele ederek kazanacağız” demeye devam edeceğiz.

Ayrımcı politikalara, yağmaya, talana, ranta, gaspa, tecavüze, şiddetin her türlüsüne karşı her yerde sözümüzü birleştirmeye, demokratik bir toplumda, özgür ve eşit bir şekilde bir arada yaşamaya devam edeceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz.

Yaşasın halkların eşitliği

Ezidi halkı yalnız değildir.

Yaşasın kadın dayanışması

Jin jiyan azadi

Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.