İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri: İzmir Barosu Yalnız Değildir: Hukuki Baskılara Karşı Emek ve Demokrasi Güçlerinden Birlik ve Mücadele Çağrısı.Savunma Susmayacak!

AKP iktidarının toplumu baskı, soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla susturma politikaları her geçen gün yeni hedefler yaratıyor. İşçilerin grevleri yasaklanırken, sendikacılar soruşturulurken, belediyelere kayyumlar atanırken, gazeteciler, sanatçılar ve demokratik kitle örgütleri yargı sopasıyla hizaya getirilmeye çalışılırken şimdi de hedefte İzmir Barosu var.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaya karşı İzmir Barosu binasında bir araya gelerek iktidarın baskı politikalarına tepki gösterdi. Basın toplantısına Emek Partisi, DEM Parti İzmir İl Eş Başkanları, İmece-Der ve Gıda Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası ve çok sayıda İzmir emek ve demokrasi güçlerinden temsilci katıldı, dayanışma ve tepki gösterdi

Toplantıda İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, TMMOB İKK Sekreteri Aykut Akdemir, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör ve emek-demokrasi güçlerinin temsilcileri yer aldı.

Hukuk Bir Adalet Aracı Değil, Siyasi Baskı Aracı Haline Getiriliyor

İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz yaptığı konuşmada, haklarında başlatılan soruşturmanın münferit bir olay olmadığını, ülkede uzun süredir sürdürülen otoriterleşme politikalarının bir parçası olduğunu vurguladı.

Yılmaz, hâkim ve savcı atamalarından sürgünlere, muhaliflere yönelik operasyonlardan sosyal medya paylaşımları nedeniyle yurttaşların hedef alınmasına kadar yaşananların aynı siyasal anlayışın ürünü olduğunu belirterek, hukukun iktidarın elinde bir baskı mekanizmasına dönüştürüldüğünü ifade etti.

Bugün işçinin ekmek kavgasının, emekçinin geçim derdinin, halkın sağlık ve eğitim sorunlarının konuşulmadığını söyleyen Yılmaz, ülke gündeminin sürekli soruşturmalar, gözaltılar ve siyasi operasyonlarla şekillendirildiğine dikkat çekti.

“Bu saldırılar yalnızca İzmir Barosu’na yönelik değildir” diyen Yılmaz, baroların, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin ve bütün muhalif kesimlerin hedef haline getirildiğini belirterek birleşik mücadele çağrısında bulundu.

“İzmir Barosu Cezalandırılmak İsteniyor”

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına ortak açıklamayı okuyan İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör ise soruşturmanın gerçek nedeninin İzmir Barosu’nun insan hakları ihlallerine karşı susmaması olduğunu söyledi.

Ergör, “İzmir Barosu, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporladığı, kamuoyunu bilgilendirdiği ve demokratik protestolara katıldığı için cezalandırılmak istenmektedir. Bugün soruşturulan şey bir suç değil baronun insan haklarını, özgürlükleri ve demokrasiyi savunma görevidir” dedi.

AKP iktidarının yarattığı düzende emekçilerin yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik içinde yaşam mücadelesi verdiğini belirten Ergör, iktidarın ekonomik ve siyasal krizin bedelini baskı politikalarıyla halka ödetmeye çalıştığını ifade etti.

Barolara Saldırı, Halkın Hak Arama Özgürlüğüne Saldırıdır

Ortak açıklamada, baroların yalnızca avukatların meslek örgütü olmadığı, aynı zamanda hukukun üstünlüğünü, savunma hakkını ve temel demokratik özgürlükleri koruma görevi taşıdığı vurgulandı.

Baroların açıklamalarının ve demokratik tutumlarının soruşturma konusu yapılmasının ifade özgürlüğüne, örgütlenme hakkına ve savunmanın bağımsızlığına yönelik açık bir saldırı olduğu belirtilen açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Baroların susturulmaya çalışıldığı, meslek örgütlerinin baskı altına alındığı bir ülkede hukuk devletinden ve demokrasiden söz edilemez. Barolara yönelik her saldırı, işçinin, emekçinin, kadının, gencin ve tüm yurttaşların hak arama özgürlüğüne yönelmiş bir saldırıdır, hukuk şiddetidir.”

Kurtuluş Birlikte Mücadelede

Basın açıklamasında İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın derhal geri çekilmesi talep edilirken, emek ve demokrasi güçlerinin İzmir Barosu ile dayanışmayı sürdüreceği vurgulandı.

Toplantının sonunda söz alan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, TMMOB İKK Sözcüsü Aykut Akdemir ve KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Savaş Candemir de ortak mücadele çağrısı yaparak, hukuksuzluklara ve baskı politikalarına karşı İzmir Barosu’nun yanında olduklarını ifade etti.

Bugün hedef alınan yalnızca bir baro değildir. Hedef alınan; işçinin grev hakkı, emekçinin örgütlenme hakkı, halkın söz söyleme hakkı ve toplumun demokrasi mücadelesidir. Bu nedenle İzmir Barosu’na yönelik saldırılara karşı verilecek mücadele, aynı zamanda emekçilerin, demokrasi güçlerinin ve halkın geleceğine sahip çıkma mücadelesidir.

Çünkü tarih göstermiştir ki; baskı örgütlü halk karşısında kalıcı olamaz. Savunma susmayacak, emek ve demokrasi mücadelesi büyüyerek sürecektir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.