İzmir’de gazeteciler, medyaya yönelik baskılara, sansüre, yayın yasaklarına, kayyum atamalarına ve gazetecilerin gözaltına alınarak tutuklanmasına karşı bir araya geldi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş, Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin (DFG) aralarında bulunduğu basın meslek örgütlerinin çağrısıyla düzenlenen eylemde, “Gazetecilik Suç Değildir, Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” şiarı öne çıktı.
Gazeteci örgütleri ve Emek ve Demokrasi Güçleri, TSKM önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı ve yürüyüş gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de açıklamaya ve yürüyüşe katılarak destek verdi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şube Başkanı Dilek Gappi’nin okuduğu basın açıklamasında, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, sansür uygulamalarına, haber siteleri ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine tepki gösterildi. Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun haber alma hakkının da temel güvencesi olduğu vurgulandı.
Açıklamada, tutuklu, sürgündeki ve baskı altındaki gazetecilerle dayanışma çağrısı yapılırken gazeteciliğin iktidarların ya da sermayenin değil, halkın yanında durması gerektiği ifade edildi. İşçilerin ve emekçilerin yaşadığı sorunların, kadınlara yönelik şiddetin, gençlerin geleceğine ilişkin kaygıların, yoksulluğun ve yolsuzluk iddialarının özgürce haberleştirilmesinin önemi dile getirildi. Cezaevinde bulunan gazetecilerin serbest bırakılması ve gazetecilik faaliyetleri üzerindeki baskıların sona erdirilmesi istendi.
Etkinlikte cezaevinde bulunan gazetecilerle dayanışma mesajları da paylaşıldı. Tuğba Tekerlek ve İsmail Arı’nın cezaevinden gönderdiği mektupta aktarılan mesajla, tutuklu gazetecilerle dayanışmanın ve basın özgürlüğü mücadelesinin önemi bir kez daha gündeme taşındı.
Basın açıklamasının ardından yürüyüşe geçen kitle, Ali Çetinkaya Bulvarı üzerindeki Zübeyde Hanım büstü önüne ulaştı. Yürüyüş, Zübeyde Hanım büstü önünde sona erdi.
Sloganlar ve alkışlar eşliğinde gerçekleşen eylemde, gazetecilere yönelik baskılara son verilmesi, sansür ve erişim engellerinin kaldırılması, halkın haber alma hakkının güvence altına alınması çağrısı yapıldı. Katılımcılar, basın özgürlüğü mücadelesinin toplumsal özgürlükler ve demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

