Kesk-Eğitim-Sen No’lu Şube: KHK’lerinizi iptal edin. Arkadaşlarımızı bir an önce işlerine iade edin.

Kesk-Eğitim-Sen 2 No’lu Şube  oturma eyleminin  281.  haftasını  Karşıyaka Çarşı girişinde  yaptı. Basın açıklamasını Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Zeliha Danyeli okudu.

“Basına ve Kamuoyuna;

İçerisinden geçtiğimiz kış aylarında garip mevsimsel süreç gibi yine garip siyasi, sosyal ve ekonomik bir ülke atmosferi yaşıyoruz. Ülkeyi kedere boğan iş cinayetleri bir türlü önüne geçilemez hal aldı. Bu ölümleri engellemekle sorumlu olanların yani iktidarın yandaş sermayeye yeni kar alanları açma adına böylesi işçi katliamlarına yol açan politikalarından derhal vazgeçmeleri gerekiyor. Son olarak Erzincan’ın İliç ilçesinde siyanürle altın aradığı bilinen kamuoyunun tüm tepkilerine rağmen faaliyetlerine devam eden Çöpler Madeni’nde gerçekleşen işçi kıyımında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Diğer yandan ülkenin dört bir yanından yükselen işçi direnişlerini ve mücadele kararlılıklarını saygıyla selamlıyoruz.

En son İzmir’de faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında örgütlü sendika olan DERİTEKS’in Genel Başkanına yapılan silahlı saldırıyı ve bunlara çanak tutanları kınıyoruz. Ömrünü insan hakları savunuculuğuna adamış olan Şebnem Korur Fincancı üzerinden insan hakları savunucuları ve aktivistlerine yönelik sosyal medyada gerçekleştirilen karalama kampanyasındaki karanlık niyetin farkındayız. Şebnem Hoca üzerinden ülkenin barış ve insan hakları değerleri ile birlikte başkanı olduğu TTB’nin itibarsızlaştırılması amacına ulaşamayacak bir girişimdir.

AKP iktidarı boyunca muktedir eliyle gerçekleştirilen kadın cinayetleri bu topluma giydirilmeye çalışılan deli gömleğidir. Biz kadınlar asla bu çerçeveye sığmadık ve sığmayacağız. Erkek egemen zihniyetin boyunduruğuna girmeyeceğiz. 9 Şubat’tan bu yana kendisinden haber alınamayan Rojvelat Kızmaz’ın cansız bedeni Hasankeyf’te bulundu. Bir yurttaşının can güvenliğini sağlamaktan çok katilini koruyan, tecavüzcüsünü aklayan, eve hapsedilmek istenen kadınların ülkesi olmayacağız.

Anayasal görevleri olan halkın haber alma hakkını yerine getirmek için görev yapan özgür basın kuruluşlarına ve çalışanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamalar hem suçtur hem de acizliktir. Her türlü kötülüğü halkına reva gören iktidar anlayışı bilmelidir ki mızrak çuvala sığmamaktadır. Bu nedenle tutsak olan tüm basın emekçilerinin derhal serbest bırakılmaları gerekir. İşte ülkenin içerisinde bulunduğu garabetin temel nedeni hukuksuzluktur. İçerisinde bulunduğumuz bu girdaptan çıkışın tek yolu özgürlük, barış, ve eşitlik yoludur. Siyasi, sosyal ve ekonomik kurtuluşumuzun reçetesi radikal demokrasidir. Tüm Anadolu halkları için yürüyen, zincirleri kırmak için mücadele eden, tutsak bulunan değerleri dünya barışı için özgürlüğüne kavuşturmaya çalışan tüm demokrasi sevdalılarına selam olsun!

Bundan yaklaşık sekiz yıl önce KHK’ler ile işlerinden ihraç edilen arkadaşlarımızın karşılaştığı durum birçok yönüyle hukuksuzluğu gösterir. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında bir gece yarısı KHK’si ile işlerinden ihraç edilen arkadaşlarımızın karşı karşıya kaldıkları durumlar tüm yönleriyle akla, vicdana ve hukuka aykırıdır.

Darbe ile asla ilişkisi olamayacak arkadaşlarımızı ihraç etmenin kendisi hukuksuzdur, suçtur.

Aileleri de dahil edilmek üzere parasal işlemlerini yürütecek iş ve işlemlerde dahi sınırlama ve yasaklamalar getirilmesi hukuksuzdur, suçtur.

Uzun süre seyahat yasağı getirilerek özgürlüklerinin kısıtlanması hukuksuzdur, suçtur.

Herhangi bir işte çalışacak olsalar bile türlü engellere maruz bırakılmaları hukuksuzdur, suçtur.

Toplumda cadı avına çevrilen algı operasyonlarına maruz bırakılmaları hukuksuzdur, suçtur.

En temel hak olan yaşam hakkına göz dikilerek “ağaç kökü yemeğe” yani ölmeye terk edilmek istenilmesi hukuksuzdur, suçtur.

Toplumsal yapıdan izole etmek, yaşamdan koparmak, tecrit etmek hukuksuzdur, suçtur.

Toplumsal barışa, birlikteliğe, ortak akla ve sol duyuya bu denli ihtiyaç duyduğumuz bir ortamda çağrımız her zaman dile döktüğümüz gibidir: KHK’lerinizi iptal edin. Arkadaşlarımızı bir an önce işlerine iade edin. Toplumu yönetenler olarak bu insanlara verebileceğiniz en büyük katkı budur. Aksi halde büyük insanlık nazarında da hukuk önünde de mahkum olursunuz. Yanlıştan bir an önce dönülmesi toplumsal huzurun vazgeçilmezidir. Önünde sonunda doğrusu olacak, adalet sağlanacak, arkadaşlarımızın tamamı işlerine iade edilecektir.

Buna inanıyoruz ve İŞİMİZE GERİ DÖNECEĞİZ diyoruz!”

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.